Kullanım Kılavuzu
Neden sadece 3 sonuç görüntüleyebiliyorum?
Sadece üye olan kurumların ağından bağlandığınız da tüm sonuçları görüntüleyebilirsiniz. Üye olmayan kurumlar için kurum yetkililerinin başvurması durumunda 1 aylık ücretsiz deneme sürümü açmaktayız.
Benim olmayan çok sonuç geliyor?
Birçok kaynakça da atıflar "Soyad, İ" olarak gösterildiği için özellikle Soyad ve isminin baş harfi aynı olan akademisyenlerin atıfları zaman zaman karışabilmektedir. Bu sorun tüm dünyadaki atıf dizinlerinin sıkça karşılaştığı bir sorundur.
Sadece ilgili makaleme yapılan atıfları nasıl görebilirim?
Makalenizin ismini arattıktan sonra detaylar kısmına bastığınız anda seçtiğiniz makaleye yapılan atıfları görebilirsiniz.
 Görüntüleme 14
Rölans ya Da Poetik Müsameredeki Yırtık Seküler Şiir Kavramı Etrafında “berdücesi-1962” Şiiri Üzerine Bir Okuma
2012
Dergi:  
Divan: Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi
Yazar:  
Özet:

Bu yazıda, Cahit Zarifoğlu’nun “Berdücesi-1962” şiirini yazıldığı dönemi ve poetik refleksini metnin tümüne şamil olmak üzere, Seküler Şiir kavramı üzerinden incelemeye çalışacağım. İlk önermem, Harold Boolum’un “yanlış okuma” kavramı etrafında öznel bir şiir değerlendirmesine girişmeyi içeriyor: Sezai Karakoç’un “Mona Rosa”sının özneleriyle ve Cemal Süreya’nın “Üvercinka” şiirinin yarattığı haleyle bir miktar ‘tek taraflı’ (diğer şiirlere mısra boyutuyla girmeyerek) bir karşılaştırma yöntemiyle “Berdücesi-1962” şiirini anlamaya çalışacağım. Zarifoğlu’nun poetik refleksinin, dize kuruş biçiminin daha çok İkinci Yeni şiiri ile ilinti olduğunu, bu şairlerin poetik anlayışlarına yakın bir söyleyiş gerçekleştirdiğini öne süreceğim. Ve Zarifoğlu’nun poetik olarak İkinci Yeni’ye duyduğu yakınlık ile siyasi tutumu arasındaki karşıtlığın, sıkışıklığın 1960’lar poetik müsameresinde bir ‘yırtık’ metaforu etrafında, “kendini yaratma deneyimi”ne dönüşerek, muzafferâne bir tutuma nasıl dönüştüğünü anlatmaya çalışacağım. Bunu, İslamcı politik kimliği ile modernist şair kimliği arasındaki sıkışmayla nasıl İkinci Yeni şiirine eklemlendiğini ve paralel bir şiir evreni kurduğunu izah etmeye çalışacağım. İkinci olarak, “poetik kefaret” argümanı etrafında Cahit Zarifoğlu’nun siyasi ve poetik endişesini fikrî ve poetik manada kendini borçlu hissettiğini sandığı iki önemli isme; Necip Fazıl Kısakürek ile Sezai Karakoç’a karşı duyduğu siyasi ilginin poetik bir ilgiye neden dönüşmediğini ve bunu okur nezdinde poetik bir kefaret olarak nasıl ödediğini anlamaya/anlatmaya çalışacağım. Üçüncü olarak ise Cumhuriyet dönemi modern şiirindeki (aynı zamanda modern edebiyattaki) hâkim zihinsel evrenin 1970’lere kadar Seküler Şiir tinselliği üzerinden kurulduğunu, dolayısıyla Zarifoğlu’nun (ve de Sezai Karakoç’un) ilk dönem şiirlerinin Seküler Şiir tinselliğiyle ilintili olduğunun öne süreceğim

Anahtar Kelimeler:

Atıf Yapanlar
Bilgi: Bu yayına herhangi bir atıf yapılmamıştır.
Divan: Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi

Alan :   İlahiyat; Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler

Dergi Türü :   Uluslararası

Metrikler
Makale : 303
Atıf : 613
© 2015-2024 Sobiad Atıf Dizini